28 Aralık 2019 Cumartesi

Dönüşüm


Mehmet Onur bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında kendisinin yatakta yirmi beş yaşında bir işsiz olduğunun keskin şekilde farkına vardı. Zırh gibi sertleşmiş sırtının üstünde yatmaktaydı. Başını biraz kaldırdığında kubbe gibi şişmiş kafasının tüm vücudunu etkileyecek kadar geceden kaldığının farkına varmasına neden olmuşdu. Karnının tepesindeki battaniyesi neredeyse tümüyle yere kaymak üzereydi ve tutunacak bir yeri kalmamıştı. Gövdesinin çapıyla karşılaştırıldığında yeterli ancak yatak olarak kullandığı cılız bir kanepede çaresizlik içerisinde odasına bakmaktaydı.

‘Ne olmuştu bana böyle’ diye düşündü. Gördüğü düş değildi. Birazcık küçük, ama normal, yani içinde insanlar yaşasın diye ezbere bildiği odası, dört duvarın arasında eskiden nasılsa şimdi de öyleydi. Üstünde dağınık olmayan bir şekilde duran kitapların olduğu çalışma masasında, güzel bir çerçeveye yerleştirilmiş kısa bir süre önce aldığı dergiden her sayısında olduğu gibi suluboya ile yapılmış olan küçük bir portre durmaktaydı.

Mehmet, iki on yılı kapsayan eğitim sürecini başarılı sayılamayacak bir lisans sonrası ülkesel bir eğitim enflasyonu ile de yüksek lisansıyla bitirmeye çalışan bir öğrenciydi. Gerçi öğrenci demek de pek doğru olmazdı. İş sonrası akşam yatmadan önce aydın post-GDO’cu kesimin kitap okumasından kendisini bu anlamda farklılaştıran şey resmi statüsünün olmasıydı...Hem talihsizdi, gerçi hem de değildi. Post-milenyumu yaşayan, geç-milenyum kuşağın retrosu içinde kimlik ve pratik bulanım geçiren, arada kalmış, çoğunlukla ittirilmiş bir Gen YZ modelinin klasik bir örneğiydi. Y kuşağı nostaljisi içerisinde kendisini güç-bela söylemsel olarak dahil eden ancak o kuşağın pratiksel dönemini yaşamamış, Z kuşağı içine gömülü, kendisini tanımlayan bu ismin daha yeni icat edildiği son çeyrek bölü dört yılı içinde dışarıda kalmadan paçasını kurtarmayı hayal eden bir gençti. Az-buz gitmemiş ancak iz bilmeden, dil öğrenmeden ilerlemiş, nostaljik olanı övmüş, karşıdan geleni ise görmekten kaçınmıştır. Bu yüzden de kitapçıları sever, pdf okumaktan uzak durur, word bilir, excell bilmez. Tesadüflere inanmaz ancak şansının da yaver gideceğini düşünür. Çok okur, az öğrenir. Okumada herşeycidir ve spesifik olana girememiştir. Bu anlamda Sokratesçidir; işin sonunda tek bildiği hiçbir şey öyrenemediğidir.

Bu klasik Amerikan filmi girişi, Mehmet’i diğer günlerden farklı kılacak olan bu sabahki uyanışının ön anlatımı olarak sunulmuştur. Tez önerisini sunmuş Mehmet, onu yola bağımlı kılacak olan uzun, depresif belki de anlamsız olan sürece girmeden önce bir karar vermeliydi. Yazmak ya da yazmamak…Yazmamanın dayanılmaz hafifliği veya başka bir yola girmenin dayanılmaz yorgunluğu.

Mehmet daha sonra bakışlarını pencereye yöneltti ve kasvetli hava yüzünden -yağmur damlaları pencerenin pervazına çarptığı duyuluyordu- içini büyük hüzün kapladı. ‘Biraz daha uyusam bütün bu saçmalıkları unutsam, nasıl olur,’ diye düşündü.  Gelgelelim bunu gerçekleştirebilmesi bütünüyle olanaksızdı, çünkü uzun zamandır sadece yorgunken uyuyabiliyordu ve kaygı verici düşünceler uykuya geçmesine izin vermiyordu. Başarmayı belki de yüz kez denedi, yüzünü kanepenin yan tarafına çevirerek gözünü kapatmaya çalıştı ancak yan tarafında o ana değin yabancısı olduğu hafif, derinden gelen bir acı duymaya başladıktan sonradır ki, çabalamayı kesti.  

‘Aman Allahım’ diye düşündü, ‘ne kadar yorucu bir uğraş seçmişim meğer’. Günlerim hep yolculuk etmekle geçiyor. İşin bu yanı, asıl masabaşı işlere oranla çok daha yıpratıcı, üstelik yolculuğumun benim için bir de çeşitli şeylerin peşinden koşmak, düzensiz ve kötü yemeklere yargılı olmak, insanlarla sürekli değişen, asla süreklilik kazanamayan, hep içtenlikten uzak ilişkiler kurma durumu gibi sıkıntıları da var. Şeytan alsın bütün bunları!’

‘Bu çok çalışma durumu yok mu, insanı yalnız, kendi başına bir aptala çeviriyor. İnsanın hayatını kazanması gerekir. Başkaları harem kadınları gibi yaşıyorlar. Örneğin ben okumalarımı yapmak için erkenden kalkıp saatlerce çalışmaya başladığımda diğerleri daha öğlen kahvaltılarını yapıyorlar...İyi de yazamıyorum gerçi ancak çok çalışıyorum. Belki de tümden bırakmalı. Öte yandan henüz tüm umutlarımı yitirmiş olduğum da söylenemez. Bir şans…’

Mesaiye kalıp ücret almamak, tarih okuyup grafik tasarım yapmak...Hele geçenlerde lisanstayken tanıdığım çocuğu gördüm, programlama öğreniyormuş. Sen felsefe mezunu değil misin, filozof olman gerekmiyor muydu?! Çok bilmek önemli değildi, ne bildiğin gerekliydi, farkına varmamıştık. Galiba. Kimi kandırıyorum ki...Ancak şu tezi de yazmak gerekir. Başarının nerede kazanıldığı önemli değil ki, başarı-başarıdır. Kendini kandırma Mehmet, başarının ne olduğu önemli değil, ne getireceği önemlidir. Yazmaktan kim kazanmış.

İşe girmeli ancak hiç hazır değilim ki. Bir kütüphane olablirdi gerçi, ama şehirde tek bir kütüphane var, onun da kütüphanecileri kendini Tanrıya adamış rahibeler gibi monastırlarını terk etmek  istemiyorlar. Hepsi kadın değil ama hepsi yaşlı. Ne tesadüf. Gerçi, şu sıralar geniş ilişkiler ağı olmadan iş bulmak mümkün değil. Aşk için olan kuram, iş için gerekli olan ilişkiler ağı için de geçerliydi. Aşk olduğun yerdedir, arayarak bulunmaz, ne de tesadüfi karşına çıkar. ‘Kimler kimlere aşık’ dediğin şey, şu değil mi zaten; ‘sen orada değilsin ki!’ O alanda değildin. Şimdi bağdaştırabiliyorum; geçenlerde bir yayın evi kendisi ile yapılan röportajda demiyormuydu zaten ‘bizde çalışmaya başlayanlar genelde buraya gelip-giden çocuklar’ diye...Yine küçük düşünüyorsun. Hangi çağda yaşıyorsun!

Eski kuşak bir çok mesleği yapabiliyordu. Ac kalmazdı. Bizden önceki kuşakdan bir çoğu ise iş buldular. Yaşları ile teknolojik ilerleme arasında düz bir ilişki vardı, bu yüzden de çok zorlanmadılar diye düşünüyorum. Bizimki gibi bu kadar yatay-geniş bir alanda yayılmadı ki. İki yaş daha büyük olsam iş bulurdum mutlaka. Evet-evet bulurdum. Belki de beş yaş.

Neler düşünüyorum...Yazmalı mı yazmamalı mı. Bir yazarın dediğini hatırlıyorum; ‘insan can sıkıcı bir saç demetidir, ben de akılsız bir rob..’ Robot mu? Aklıma ilk gelen alıntı bu mu olmalıydı. Allahım aklıma mukayet ol. Şu romanda teknoloji geçmiyordu sanki...Ayağa kalktı, kitaplıktakı romanı buldu ve altı çizili yerleri yeniden okumak için tesadüfi sayfaları açmaya başladı. İlk sayfada neyi görmeyi umut ederdiniz, sayın seyirciler? Ben biraz daha korkuya düşürmek için yıllar önce romana not ettiği şu cümleyle karşılaşmasını isterdim; ‘Python öğrennnnn...’ Ne? Yok-yok, kitabı açar ve şu satırlarla karşı-karşıya kalır:

‘Bugüne kadar söylediğim her sözü geri alıyorum. Konuşmayı da bir unuta bilsem. Yeni bir dünya var anlıyor musun, Olric? Her şeyi geride bırakmak gerekiyor. Bir sabah kalkacaksın, ardına bakmadan.

Gen YZ kuşağının klasik bir örneği olan Mehmet’in bundan sonraki durumunu ben de bilmiyorum. Zira hangi burçdan olduğuna da karar vermemiştim. Mehmet’i uzaya da uçurabilirim, asgari ücretli bir işe de sokabilirim, ya da bu endişeli durumunu geçici kılıp, doktoraya da başlatabilirm. Ülkede Mehmet’e empati kuracak onlarca öğrencilerden biriyiz. O zaman bu senaryonun gerisi size ait. Peki, sizce yazmalı mı, yazmamalı mı?

Not: Bu küçük yazı Can Yayınları'ndan çıkan Kafka’nın Dönüşüm romanından uyarlanmıştır. Yazıdakı üç paragraf romanın ilk üç sayfasından birebir alınmakla birlikte bazı yerleri konuya uygun olarak yeniden yorumlanmıştır.                                     

Ayrıca bkz. ''Böceğe dönüşmek: Kafka'nın Gregor Samsa'sı ve büyük eseri Dönüşüm''
 https://www.youtube.com/watch?v=eu-iTOuo940&feature=youtu.be 




31 Aralık 2018 Pazartesi

Nicholas Onuf’dan Uluslararası İlişkiler Öğrencilerine 10 Tavsiye

‘Konuşmak, tartışmasız bir şekilde, dünyayı her ne ise o yapmanın en önemli yoludur.’
Nicholas Greenwood Onuf

Bir Uluslararası İlişkiler öğrencisi için bu ismi tanıtmak her ne kadar gerekli değilse de garip bir şekilde yeni oyun kuruculardan biri olmasına rağmen bir o kadar da merkezkaç kuvvetinde bir eğilim de sergilediği için muhtemelen bu isme o kadar uzak kalmışısızdır diye düşünüyorum. Belki de kendisinin söylediği üzere olaylarla ilgilenmediği için disiplinin dışında kalmak istiyordu. Uİ'nin sınırlarını çizmede başarılı olamadığını, ne hakkında olduğunu tam olarak çözemediğini ve uygun bir teoriyi içine yerleştiremediğini düşününenlerden birisidir Onuf.. Yine de ‘bir kere içine girdi mi’ çıkamayanlardan. 

Nicholas Onuf Uluslararası İlişkiler'de eleştirel dönüş olarak tanımlanan yeni dönemde bugün inşaacılık olarak bildiğimiz yaklaşımın isim babasıdır. Hem lisans hem de lisanüstü öğrenciliğinde uluslararası hukukla yakından ilgilenen Onuf'un doktora tezinin adı Uluslararası Hukukun Bilinçli Gelişimidir. Griffithis'den alıntılayarak kurallar ve genel kural ile anılan bir akademisyen olması uluslararası hukuk geçmişime bakılınca şaşırtıcı değildir. Çığır açan çalışması World of Our Making 1989 yılında uluslararası ilişkiler disiplinine önemli bir meydan okumayla ortaya çıkmış ve Alexander Wendt'le birlikte uluslararası ilişkilerde inşacı perspektifli tartışmaların başlatıcısı olmuştur.

Onuf akademik kariyerinin ilk 15-20 için kendisini philosophical ignoramus olarak tanımlamakta. Düşünmeyen, bu yüzden de geleneksel felsefi bir realist olarak başlamıştır disipline…O teorilerle ilgilenmemiz gerektiğini söyler - büyük resmi görmek ve ona göre büyük resim arkasında gizli olan felsefi meseleleri de öğrencilerin okuyabilmeleri gerekir. 

''Machiavelli savaşçıların disiplinli ve coşkulu olması gerektiğini söyler. Ben de kendi doktora öğrencilerime birer warrior nerds olmaları gerektiğini söylerdim. Eğer bu profile uymuyorsanız o zaman başka bir meslek bulun.''  


1) Dersler için uzun-uzadıya hazırlık yapmak sizi daha iyi bir hoca yapmaz. Kendiliğindenliği azalttığı için öğrenciler sıkıcı olduğunuzu düşüneceklerdir; bu, uzun hazırlıklarınızın sizin için satın aldığını düşündüğünüz özgüveninizi azaltacaktır. Ve elbette kendi okumalarınızdan da değerli zamanınızı çalıyordur.

2) Yazma bir zanaatdır; iyi yazmak, çoğumuzun çok çalışmasını gerektirir. Genel olarak yapılan şey, bir problemi ya da sorunu düşünmek, bir araştırma tasarımı formüle etmek, “araştırma” yapmak ve sonra yazmaktır. Bu kötü bir fikirdir. Her aşamada yazmaya devam edin, sonunda, yazdıklarınızın çoğunu atmış olsanız bile. Yazma, sorunu daha saydam hale getirir, araştırma yapmak için ne yapmanız gerektiğine işaret eder ve her şeyden öte, yazma, becerilerinizi iyi bilenmiş bir durumda tutar.

3) İncelenmek üzere özensiz, kötü hazırlanmış yazılar göndermeyin. Sıklıkla hakemlik yapan biri olarak hepsini çok sıkça görüyorum. Birçok hakem, her zaman kasten olmasa da, önemli bir şey üstünde olsanız bile, sizi cezalandıracaktır. İyi hazırlanmış bir çalışmanız olduğunu düşündüğünüzde, onu gönderin, çünkü çoğu hakem ve editör görevlerini ciddiye alır ve size değerli geri bildirimler verecektir.

4) Ortak projeler üstlenirken dikkatli olun. Hepimiz akademisyenliğin yalnız bir uğraşı olduğunu biliyoruz. İşbirliği yalnızlık oranını azaltır ve kendi başınıza üretebileceklerinizden daha iyi çalışmalara yol açabilir. Ayrıca kimsenin tamamen mutlu olmadığı bir işle de sonuçlanabilir. Bazen işbirliği mizaç farklılığı, projeye daha fazla veya daha az bağlılık ve iş dağılımındaki algılanan eşitsizlikler nedeniyle gerginlik ve kötü hislere neden olabilir. Tüm bunlar, iki kitap projesinde kardeşimle işbirliği yaparken çok faydalı oldu. Bunun bize büyük bir risk olabileceğini düşünmedik.

5) Sempozyum projelerine katılırken daha da dikkatli olun. Onların tematik odakları ilgi alanınızla çok iyi eşleşmeyebilir; yüzeysel hakemli olma eğilimindedirler ve bu nedenle ciddiye alınmazlar; ayrıca dikkatlerden hızla kaybolma eğilimindedirler. Bu alandaki önemli gelişmeleri gösteren sempozyumlar gibi istisnalar vardır. Kıdemli bir akademisyen olarak, sempozyumlara katkıda bulunuyorum çünkü arkadaşlarımla projeler yapmak eğlenceli  ve bu lüksü de karşılayabiliyorum. Hepsinden önemlisi sempozyum ciltlerinin editörlüğünü yapmaktan kaçının. Bu, en zor koşullar altında işbirliğini içerir. Olağanüstü zaman alıcıdır. Sözdinlemez inatçı katılımcılar çoğu zaman iyilikbilmez ve hayalkırıcı sorumluluk demektir.

6) Tek seferde çok fazla proje üstlenmeyin. Her projeye kendinizi daha az verecek, son teslim  tarihlerini kaçıracak ve muhtemelen hepsini yetiştirmeye çalışacağınız için 90% kuralına boyun eğmiş olacaksınız – proje 90% tamamlanıp ve göndermek için son rütuşları yaptığınızda artık tükenmişsiniz demektir. Böylece ilerledikçe hevesinizin kaçtığı ve hiçbir zaman bitiremeyeceğiniz bir çekmece dolu projeyle baş-başa kalacaksınız.

7) Tezler, hemen farkedilebilir toy projelerdir. Bir tezin bir kitaba dönüştürülmesi muhtemelen yapılacak en akıllıca şeydir, ancak genellikle tezin yazılmasından daha uzun sürer. Çoğumuz için iyi bir kitap yazmak beş yıl alır; World of Our Making on yılımı aldı. Bu kadar zamanınızın olup olmayacağıysa, başka bir konudur.

8) Her gün okuyun. Sabah kalkınca kahvemi alır ve 45 dakika okurum. Benim durumumda, alanımla ilgili olmayan - okumak zorunda olmadığım şeyleri de okuduğum olmuştur. Bu benim kelime dağarcığımı genişlendirse de bir çok akademisyen için, okumaya sabit bir zaman ayırmak, alandaki literatüre ayak uydurmak için belki de tek fırsattır.

9) Alanındaki bir trende atlamaya gelince ise bu yönelimleri öngörmeye çalışın, geriden gelin ancak eletirel olarak ele alın.....Bu sizin ne kadar hırslı olduğunuzu, başkalarından ne kadar onaylanmaya ihtiyacınız olduğunu, bir şey üzerine ne kadar odaklanabildiğiniz ve s. gibi şeyleri gerektirir.

10) Çoğu insandan daha zeki olduğunuzu varsayarsak (yoksa akademisyen olmazdınız), sizden daha zeki olduğunu bildiğiniz insanları açık ve net bir şekilde araştırın. Bir yandan, bu insanları ne kadar çok tanırsanız, onları o kadar az korkutucu bulursunuz ve dahası çok şey öğrenirsiniz. Öte yandan, gerçekten akıllı insanları tanımak size kendi sınırlarınızı hatırlatır ve daha az kibirli olmanıza yardımcı olur. Kibir, elbette, çalışma alanımızda sürekli bir tehlikedir. Benden daha zeki insanlarla takılmanın, bir akademisyen olarak kendi başarımın anahtarı olduğunu düşünmeyi seviyorum. Bazıları benim öğrencilerimdi. (Burada söylemek uygun olsaydı isimlerini verebilirdim.) Beni bir insan olarak daha az kibirli kılmaya gelince ise, bunun için söyleyebileceğim herhangi bir şeyin kendisi bile kulağa kibirli gelecektir.

P.s. Dokuzuncu kısımla ilgili daha sonra küçük bir düzeltme yapılacaktır.

1. Martin Griffiths ve d., Uluslararası İlişkilerde Temel Düşünürler ve  Teoriler, Ankara: Nobel Yayınları, 2011. 
2. Theory Talk #70 - Nicholas Onuf: On Evolution of Social Constructivism, Turns in IR, and A Discipline of Our Making, July 2, 2015.
3. Interview - Nicholas Onuf, E-IR, 9 May 2014.

14 Ocak 2018 Pazar

Statistika, Dünya və Mif: Hans Rosling

                                                                                                                                          ‘’ Let's Start the world!’’

                                           ‘’Mən pessimist deyiləm, men optimist də deyiləm. Mən ehtimalcıyam (possibilist).’’

‘’Bəziləri deyir ki Afrikada ilerleme yoxdu. Hətta orada nə olduğunu anlayacağımız bir statistika yoxdu. Onlara her iki mövzuda da sehv olduqlarını göstərəcəm.’’

''İnkişafın ortalamasını alıb ilərləmə yoxdu demək doğru deyil. Əslində çox sürətli inkişaf var. Artıq Afrikadaki Sub-Sahara ölkələrini tək bir bütün olaraq düşünməkdən əl çəkməyin vaxtı gəldi.''

Hans Rosling 1948 İsveç doğumlu professor statistika uzmanı dünyanın son dönəmdə tanıdığı ən gözəl insanlardan birisidir. İlk dəfə TED söhbətlərindən sonra məhşurlaşdı və çox sayıda digər söhbətlərə qatılaraq, insanların statistikalar ve dünya anlayışları arasındaki fərqi göstərərək , önyarğılarını yox etməyə çalışdı. 2009-ci ildə Foreign Policy jurnalı tərəfindən 100 ən qlobal düşünürlərindən birisi, 2011-ci ildə Fast Company jurnalı tərəfindən 100 ən kreativ insandan birisi , son olaraq isə 2012-ci ildə Time dərgisi 100 ən təsirli insandan birisi olaraq qəbul edildi.


Rosling İsveçin Upsala bölgəsində doğuldu. Statistika və tibb təhsili aldı. İlk dəfə Hindistana getdiyi vaxt oradaki tələbələrin necə də daha çox çalışdığını ondan daha yüksek nəticələr verdiyini görür. ‘’Bunlar ki, hindlilərdi necə bizdən daha yaxşı ola bilərlər.’’ deyə fikirləşir ki, özü də İsveçdə ən başarılı tələbələrdən birisi olmasına rəğmən hindlilərin yanında zəif qaldığını görür. Ailəsinin kominist Mozambikdən gətirdiyi bir qutu ilə uşaqlığında 'digərləri' ilə də tanışmış olur. 1967-ci ildə Mozambik azadlıq lideri Eduardo Mondlane ilə Upsalada görüş ayarlayır. Mondlane Michigan üniversiteti sosyologiya professoru idi və oraya gəlmiş 7-8 tələbə ilə söhbət edir. Hans Rosling'dən üniversiteti nə vaxt bitirəcəyini soruşur o isə təxminən 1975 kimi deyir. Mondlane isə o zamana qədər biz azad olacağıq, səni ölkəmə gözləyirəm deyir ve əl sıxışırlar. Mondlane bir il sonra suiqəsdə uğradıqdan sonra bu söz ciddiləşir ve 1979-cu ildə Hans Rosling həyat yoldaşı ilə bərabər Mozambikdə bir neçə il işləməyə gedirlər. Daha sonra Afrika'nın uzaq bölgələrində xəstəliklərlə bağlı arayış edir. Kongoda paralitik bir xəstəliyi ilk dəfə kəşf etdikdən sonra isə doktorantura dərəcəsi alır.

Statistikalar sıxıcıdır, az anlaşılırdır. İnsanlar saatlarca vaxtlarını ayırıb, dünyadaki son 50 ildəki dəyişikliyi oxuyacaq gücleri istəkləri də yoxdu. Onun yerinə Rosling'in dediyi şəkildə köpək balıqlı xəbər başlığı Isveçdə həftələrcə gündəmdən düşmür. İnsanlar xəbərsiz və önyarğılıdırlar. Reallıq göstərir ki, insanlar artıq 70 yaşın üzərində yaşaya bilir, qızlarımızın 80% artıq məktəblərə dəvam edir və demək olar ki, hər yerə elektirik çəkilibdir. Zənginlik və kasıblıq arasındaki fərq 40 il öncəki kimi kəskin görünüm təşkil etmir və zənginlik dağılımı 1970'lərdə tamamən qərbin əlində idisə bu artıq indi tək örgüclü dəvə kimidir. Orta sinif inanılmaz dəyişiklik göstəribdir. Media bizə bunlardan xəbər vermir (aşağıda sizə bir müxbir ilə olan verilişdən danışığını qoyacam ve bununla nə demək istədiyini görmüş olun).

Hans Roslingin çətin konseptləri (qlobal bərabərsizlik, iqlim dəyişikliyi, xəstəlik və səfalət) anlata biləcəyini özünə məxsuz üslübu, ustalığı var. var. İnsanları güldürərək və statistikaları onun ve oğlunun hazırladığı proqramla maraqlı hala gətirərək göstərməyə çalışır. Söhbətlərində istifadə edə biləcəyi visual xəritələr, chartlar, qutular ve özünə aid kreativ şeylərlə səhnəni asanlıqla doldurur. Özünün dediyi şəkildə orada olmaqdan biraz belə olsa həyacanlanmır.


Bir digər fərq isə dünya artıq əvvəlki kimi deyil. Biz və digərləri ayrımı ortadan qalxmaq üzərədi. Və siz hələ də Afrika ölkələrini statistikalarda bir bütün olaraq ələ alıb orada inkişaf yoxdu deyirsiniz ve Cənubi Koreya və Sinqapuru inkişaf etməkdə olan ölkələr siyahısında göstərirsiniz...Bu fərq isə onun oryantalist olmadan mövzuya olan yaxınlaşmasıdı. ‘’Din və uşaq sayı arasında əlaqə varmı?’’, ‘’Uşaq ölümləri sayı dünyada necə dəyişibdir?’’, ‘’Dünya populasiyası ciddən digərlərinin dediyi kimi artaraq dəvam edəcəkmi?’’, ‘’Zəngin və kasıb ayrımı necə olacaq ve Asiya nə vaxt qərbi ötəcək’’ bunun kimi digər suallara cavabı üçün daha doğrusu 2018-ci ildə də bu cavablardan xəbərsiz qalmamaq və önyarğılardan qurtulmaq üçün aşağıda listələdiyim videoları sırası ilə izləyə bilərsiniz. Hər bir videosu paradigma dərəcəsindədi. 

1. How not to be ignorant about the world | Hans and Ola Rosling ( http://bit.ly/1uFS4DF)
2. Debunking third-world myths with the best stats you've ever seen (http://bit.ly/1Al7X4B)
3. Religions and babies - Hans Rosling ( https://www.youtube.com/watch?v=ezVk1ahRF78)
4. Asia's Rise - Hans Rosling  (http://bit.ly/1tmAjwl)
5. The magic washing machine (http://bit.ly/1rYcy89)
6. Hans Rosling: Don't use news media to understand the World (http://bit.ly/2EIGTn4)

7. Hans Rosling on HIV: New facts and stunning data visuals (http://bit.ly/1uFS4DF)
8. 200 years that changed the world (with Hans Rosling) (http://bit.ly/2qTxLJi) 
9. New insights on poverty | Hans Rosling (http://bit.ly/2FBkAk9)
10. 'How To End Poverty in 15 years' Hans Rosling - BBC News  (http://bit.ly/1OPjUqw)

Bunlara da baxın;

1. Ellen de Lange, A convenient truth, one world, http://bit.ly/2EIgNjJ
2. Amy Maxmen, Three minutes with Hans Rosling will change your mind about the World http://go.nature.com/2qZWPz4
3. Hans Rosling: Data visionary and educator dies aged 68,BBC (http://bbc.in/2kjlPty)
4. Hans Rosling, statistician and development champion, dies aged 68, Guardian (http://bit.ly/2jZPCve
5. Hans Rosling, population prophet: Five final thoughts, BBC (http://bbc.in/2mSlbXo)
6. Rosling's World - a documentary about Hans Rosling (http://bit.ly/2mCwQcl)
7. Burada ölkələrin son 200 ildəki dəyişiminə baxa bilərsiniz. https://www.gapminder.org/tools/#_chart-type=bubbles

13 Ağustos 2017 Pazar

Klassiklər, Universitet Dərslikləri və Anglo-Sakson Dünya

Məqalənin başlığında əvvəlcə kitablar deyə yazmağı düşünürdüm ancaq sadəcə kitab etiketi ilə yazıya başlamağın bu kiçik məqalənin məğzini anlamağa həm də o kitablara haqsızlıq olacağı üçün klassiklər olaraq dəyişdirməyi uyğun gördüm. Tartışmasız klassiklər özəlində kitablar, bizim sosyal həyata daxil olmağımızda önəmli yer işğal edir hətta əksik də qalır deyə bilərik...Daha da önəmli olan vaxtından daha az vaxtımızın olmağıdı. Həyat standartlarımızın son 150 ildə inanılmaz dərəcədə artmasına baxmayaraq, gündəlik həyatımızı bir plan üzərinə qurub, onu tempə sala bilmirik. Zaman çox sürətlə keçir və Cem Yılmaz’ın dediyi kimi sürət artıq bizim düşmənimizdi.

Bizim planlara, listlərə, həyatımızı biraz daha asanlaşdıracaq şeylərə ehtiyacımız var. Bilgi gücdüsə daha az məlumat da effort itkisi, vaxt ve bəzən də pul itkisinə səbəb olabilir. Mənim blogumun ən dəyərli qismi hazırladığım listlərdi ki, mənim daha öncə yaşadığım itkiləri məndən sonrakiların yaşamaması üçün hazırladığım məqalələrdən ibarətdi. Daha öncə hazırladığım list tövsiyyə məqsədli idisə, indi hazırladığım isə daha çox məlumat vermək, sizə uzun-uzun seçim itkisi vermədən sizə kömək edəcək şəkildə təsəvvür yaratmaqdı.

Mən şəxsən həftədə ən az bir dəfə kitabçıları gəzib, gündəmi tutmağa çalışıram. Bunlar daha çox alışveriş mərkəzindəki kitabçılar olur ki, buna səbəb də orada hər zaman dəyişiklikləri görmək mümkün olduğu üçündü – digər halda ümumi kitabçılar yenə ümumi olaraq standart şeyləri satırlar...Bəs başlıqdaki üniversitet dərslikləri nə deməkdi deyə soruşulacaq olsa – mən hamımız kimi eyni zamanda digər ölkələrdə tələbələrə hansı dərsliklərin oxudulduğu, bizdən nə dərəcə fərqli olduqlarını görmək, hansı yetərlilikdə olduğumu bilmək ehtiyacı hiss edirəm. Digər kitablardan fərqli olaraq, Klassiklər tələbənin bitirməsi gərəkən kitablar olduğu üçün mənim 4 ildə oxuduqlarımla (ve mənə oxutdurulanla) digərlərinə oxutdurulanlar arasındaki fərqi bilmək bizə çox şey qazandıra bilər. Ona görə bu məqalə bir ehtiyacdır! Niyə Anglo-Saxson dünyanı seçdiyim soruşulacaq olsa isə - birincisi perspektivim Asiyaya yox bizdən qərbdə yerləşənlərə yönəlik olduğu üçün, ikincisi bizim qərbdə olanlarla bir mənalı olaraq iç-içə olduğumuz üçün, üçüncüsü də  Columbia, Amerika mərkəzli Open Sylabus Project’in belə bir website hazırlayaraq, yəqinki bir ilkə nail olduğu üçün.

Syllabus Project – bir milyondan çox üniversitet dərsliklərini bir araya gətirərək, ingilis dilli dünyada hansı kitabların oxudulduğunu göstərmək məqsədi ilə son üç-dörd il bir çalışma ediblər.1 Keçən il də bunu online olaraq bizlərə də açdılar. Həmin listə 5 ölkə - ABŞ, Britanya, Kanada, Yeni Zelandiya və  Avstralia – daxildir. Dərsliklər isə 12 fərqli bölümü içinə daxil edir. Ayrı-ayrı olaraq da yüzdən çox üniversitetdə hansı kitabların dominant olduğunu görmək olur.


Resim yazısı ekle



Buna əsasən İngilis Dilli Dünyada ən çox oxudulan ilk 3 kitaba Platon və Marx, 10 klassikə ise Marry Shelley (Frankstein), Aristotel (Etik),  Thomas Hobbes (Leviathan), N.Machiavelli (Hökümdar),  Sophocles (Oedipus) və Shakespeare (Hamlet) daxildir. İlk 20’yə isə Edward Said Michel Foucault, Thomas Kuhn, J.Stuart Mill və Martin Luther King daxildir..Həmən arxasınca isə son 20 ilin siyasi diskursunu önəmli şəkildə təsir etmiş Samuel P.Huntington Mədəniyyətlər Çatışması ilə listə daxil olub. Tartışmasız listə özünü Yunan Fəlsəfəsinə borclu hesab edən qərbdə Platon və Aristotel demək olar ki, bütün kitabları ilə yer ediblər ve Shakespeare də unutmayaq – 4 kitabla Anglo-Saxson dünyada ən çox oxunanlar arasındadır. Bundan başqa ilk 100 kitaba Kant Max Weber,Kafka, Fitzgerald, Virginia Woolf..

Amerika’da oxudulan kitablarla aşağıdaki listdəki kitablar demək olar ki, üst-üstə düşür. Ayrıntılı olaraq buradan da baxa bilərsiniz.2 Ancaq Britaniya’daki dərsliklər isə çox fərqli və orjinaldılar. Bəs mən hansıları oxumuşam? İlk onluqdan sadəcə Karl Marks  (Kominist Manifesto) və Machiavelli (The Prince).

İndi isə mən oxuduğum bölüm və üniversitetim haqqında olan məlumatları verdikdən sonra məqaləni bitirməyə çalışacağam. Saytda yerləşdirilən 12 bölümdən birisi Politics başlığı altında görüdüyüm qədəri ilə daha çox ‘’İnternational Relations’’ disiplininə referans verən kitablar görülür. Ümumi olaraq bunlar oxudulur.

Political Science (2017)

1 Samuel Huntington, Clash of Civilizations
2. Thomas Hobbes, Leviathan
3. Alexis De Tocqueville, Democracy in America
4. Aristotels The Politics
5. Nicollo Machiavelli The Prince
6. John S. Mill On Liberty
7. Jan Jacques Rousseau, The Social Contract
8. Karl Markx, Cominist Manifesto
9. Kenneth Waltz, Theory of International Politics
10. Alexander Hamilton The Federalist Paper
11. Alexis De Tocqueville, Harvey C.Mansfield Democracy in America
12. Arthur Newell Strahler, Physical Geography
13. Garrett James Hardin The Great Tradegy of the Commons
14. Francis Fukuyama, End of the History, National Interest
15. Plato Republic
16. David R. Mayhew, The Congress: Electotral Connection
17. Benjamin R Barber, Jihad vs Mcworld
18. Edward Said, Orientalism
19 . Joseph E. Stigletz, Globalisation and its Discontents
20. John J. Mearsheimer, False Promise of International Institutions
21. Robert D.Pudham Diplomacy and Domestic Politics: The Logic of Two-Level Games2
22. Joshua S.Goldstein, International Relations
23. Doyle, Michael W.  Liberalism and World Politics, The American Political Science Review
24. John Locke, Second Treatise of Government
25. Krasner, Stephen D. Sovereignty, Foreign Policy
26. Robert O.Keohane, Power and Interdependence
27. Immanuel Kant, Perpetual Peace
28. Karl Polanny The Great Transformations
29. Thomas L.Friedman, The Luxes and the Olive Tree
30. Michael Doyle and ,,, Democratic Peace, International Security


Political Science (2023)

1.     Samuel Huntington, Clash of Civilizations
2.     Thomas Hobbes, Leviathan
3.      Benjamin Ginsberg, We the People: An Introduction to American Politics
4.      John Locke, Second Treatise of Government
5.      Karl Marx, Cominist Manifesto
6.      Alexis De Tocqueville, Democracy in America
7.      John Baylis, Steve Smith, The Globalization of World Politics: An Introduction to International Relations
8.      Jan Jacques Rousseau, The Social Contract
9.      Nicollo Machiavelli The Prince
10.   Gary King,  Designing Social Inquiry: Scientific Inference in Qualitative Research
11.   Aristotelis The Politic
12.   Robert D. Putnam, Bowling Alone: America's Declining Social Capital
13.   Plato. Republic
14.   Hans J.Morgenthau,  Politics Among Nations; The Struggle for Power and Peace
15.   Alexander Hamilton The Federalist Paper
16.   Mancur Olson, The Logic of Collective Action: Public Goods and the Theory of Groups
17.   Benedict Anderson, Imagined Communities: Reflections on the Origin and Spread of Nationalism
18.   Karen O.'Connor, American Government: Continuity and Change
19.   John S. Mill On Liberty
20.   Kenneth Waltz,  Theory of İnternational Politics
21.   Francis Fukuyama, The End of History and the Last Man
22.   Robert O. Keohane, After Hegemony: Cooperation and Discord in the World Political Economy
23.   John Rawls, A Theory of Justice
24.   Anthony Champagne, Governing Texas
25.   Robert D. Putnam, Making Democracy Work: Civic Traditions in Modern Italy
26.   Amartya Sen, Development as Freedom
27.   Anthony Downs, An Economic Theory of Democracy
28.   John J. Mearsheimer, The False Promise of International Institutions
29.   Thomas E. Patterson, We the People: A Concise Introduction to American Politics
30.   John J. Mearsheimer, The Tragedy of Great Power Politics
31.   Margaret E. Keck, Activists Beyond Borders
32.   Hedley Bull, The Anarchical Society: A Study of Order in World Politics
33.   Arend Lijphart, Patterns of Democracy
34.   Joseph E. Stiglitz, Globalization and Its Discontents
35.   Garrett Hardin, The Tragedy of the Commons
36.   Alexander Wendt, Anarchy Is What States Make of It: The Social Construction of Power Politics
37.   Robert D. Putnam, Diplomacy and Domestic Politics: The Logic of Two-Level Games
38.   Peter B. Evans, Dietrich Rueschemeyer, Theda Skocpol, Bringing the State Back In
39.   Karl Polanyi, The Great Transformation
40.   Adam Smith, An Inquiry Into the Nature and Causes of the Wealth of Nations
41.   Economic, Social and Cultural Rights Nations. Office of the High Commissioner for Human Rights
42.   Kenneth N. Waltz, Man, the State, and War
43.   William Strunk, The Elements of Style
44.   Scott Burchill ed. Theories of International Relations
45.   Walter Carlsnaes, Thomas Risse-Kappen, Beth A. Simmons, Handbook of International Relations
46.   Immanuel Kant Perpetual Peace
47.   Thucydides The History of the Peloponnesian War
48.   James D. Fearon, David D. Laitin Ethnicity, Insurgency, and Civil War
49.   James D. Fearon Rationalist Explanations for War
50.   Samuel Huntington, The Third Wave: Democratization in the Late Twentieth Century
55. Frantz Fanon The Wretched of the Earth
56. Robert O. Keohane Power and Interdependence
58. Graham T. Allison Essence of Decision: Explaining the Cuban Missile Crisis
65. Edward W. Said Orientalism
66. Alexander Wendt Social Theory of International Politics
67. Juan J. Linz, Problems of Democratic Transition and Consolidation: Southern Europe, South America, and Post-Communist Europe
68. Deborah A. Stone Policy Paradox: The Art of Political Decision Making
69. Michael W. Doyle, Liberalism and World Politics
70. Samuel P. Huntington, Political Order in Changing Societies
72. Robert Jervis Cooperation Under the Security Dilemma
74. Michel Foucault Discipline and Punish: The Birth of the Prison
76. Graham T. Allison, Conceptual Models and the Cuban Missile Crisis
79. Martha Finnemore, Kathryn Sikkink International Norm Dynamics and Political Change
80. Robert M. Axelrod, The Evolution of Cooperation
81. Charles W. Kegley, World Politics: Trend and Transformation
82. Joseph A. Schumpeter Capitalism, Socialism, and Democracy
83.Ernest Gellner, Nations and Nationalis,
84. Stephen M. Walt, International Relations: One World, Many Theories
85. Robert O. Keohane, Neorealism and Its Critics
87. James C. Scott, Seeing Like a State: How Certain Schemes to Improve the Human Condition Have Failed
88. Elinor Ostrom, Governing the Commons
89. Cynthia Enloe, Bananas, Beaches and Bases: Making Feminist Sense of International Politics
90. Paul Collier, Bottom Billion
91. Jeffry A. Frieden, David A. Lake, International Political Economy: Perspectives on Global Power and Wealth
93. Michael Walzer, Just and Unjust Wars: A Moral Argument With Historical Illustrations
94. Peter J. Katzenstein, The Culture of National Security: Norms and Identity in World Politics
95. Vladimir Ilʹich Lenin, Imperialism, the Highest Stage of Capitalism: A Popular Outline
96.Edmund Burke, Reflections on the Revolution in France
97. Universal Declaration of Human Rights, General Assembly United Nations


Viyana Milli Kitabxanası, Yanvar 2017


Britanyada okutulan Politics başlığı altında İnternational Relations kitabları. Bunlardan yarısını bu 4 ildə oxuyub bitirə bildim. Son olaraq bize üniversitetin ilk ili Nezir hoca tərəfindən Heyvan Çiftliyi və 1984 kitabı oxudulmuşdu. Eyni zamanda birinci siniflərə Machiavelli – Hökümdar kitabı Morgenthau Realizm üzərinə 6 maddəsi əlavə material olaraq oxudulmaqdadı. 4cü sinifdə isə Thomas Kuhnın kitab özeti Kantın Əbədi Barış analizi ve s. Kimi dərs ödevleri semestr içərisində tələbələrə oxudulur.

Political Science or International Relations (United Kingdom/2017)

1.    Scott Burchill ed.,  Theories of International Relations
2.    Robert H.Jackson, Introduction to İnternational Relations
3.    Kennet Waltz,  Theory of International Politics
4.    Edward Said,  Orientalism
5.    Robert H.Jackson,  Introduction to International Relations Theories and Approaches
6.    Alexander Wendt,  Social Theory of International Politics
7.    Chris Brown,  Understanding İnternational Relations
8.    Hedley Bull,  The Anarchical Society a Study of Order in World Politics
9.    Cynthia H Enloe,  Bananas, Beaches & Bases: Making Feminist Sense of International Politics
10.  Alexander Wendt, Anarchy Is What States Make of It: The Social Construction of Power Politics,  İnternational Organization
11.  Robert Jervis,  Perception and Misperception in International Politics
12.  Jill Steans,  International Relations: Perspectives and Themes
13.  Fred Halliday,  Rethinking International Relations
14.  Karl Marx,  The Communist Manifesto
15   Hans J.Morgenthau,  Politics Among Nations; The Struggle for Power and Peace
16   Alan Waren, Political Parties and Party System
17.  John Stuart Mill,  On Liberty
18.  John J. Mearsheimer,.   The False Promise of International Institutions
19.  Carl Von Clausewitz, , On War
20.  Vernon Begdanor,   Devolution


Political Science or International Relations (United Kingdom/2023)
1.        Scott Burchill ed., Theories of İnternational Relations
2.        John Baylis, Steve Smith ed., The Globalization of World Politics: An Introduction to International Relations
3.        Chris Brown,  Understanding International Relations
4.        David Marsh, Gerry Stoker, Theory and Methods in Political Science 
5.        Alexander Wendt, Anarchy Is What States Make of It: The Social Construction of Power
6.        Cynthia Enloe, Bananas, Beaches and Bases: Making Feminist Sense of International Politics
7.        Hedley Bull,  The Anarchical Society a Study of Order in World Politics
8.        Kenneth Waltz,  Theory of İnternational Politics
9.        Hans J.Morgenthau,  Politics Among Nations; The Struggle for Power and Peace
10.    Simon Hix, The Political System of the European Union
11.    Peter Burnham, Research Methods in Politics
12.    Michelle Cini, European Union Politics
13.    Rod Hague, Comparative Government and Politics: An Introduction
14.    Ian Bache, Politics in the European Union
15.    Karl Marx, The Communist Manifesto
16.    Neill Nugent, The Government and Politics of the European Union
17.    Francis Fukuyama, The End of History and the Last Man
18.    Andrew Heywood, Political Ideologies
19.    Helen Wallace, Policy-Making in the European Union
20.    Timothy Dunne, Milja Kurki, Steve Smith, International Relations Theories: Discipline and Diversity
21.    Steve Smith, Ken Booth, Marysia Zalewsk, International Theory: Positivism and Beyond
22.    John J. Mearsheimer, The False Promise of International Institutions
23.    Alexander Wendt, Social Theory of İnternational Politcs
24.    David Campbell, Writing Security: United States Foreign Policy and the Politics of Identity
25.    Cynthia Weber, International Relations Theory: A Critical Introduction
26.    Jill Steans, Gender and International Relations: Issues, Debates and Future Directions
27.    Alan Bryman, Social Research Methods
28.    Robert O. Keohane, After Hegemony: Cooperation and Discord in the World Political Economy
29.    Samuel P. Huntington, The Clash of Civilizations?
30.    Benedict Anderson, Imagined Communities: Reflections on the Origin and Spread of Nationalism
31.    Gary King, Designing Social Inquiry: Scientific Inference in Qualitative Research
32.    Steven Lukes, Power
33.    Walter Carlsnaes, Thomas Risse-Kappen, Beth A. Simmons Handbook of International Relations
34.    Robert W. Cox Social Forces, States and World Orders: Beyond International Relations Theory
35.    Arend Lijphart Patterns of Democracy
36.    Andrew Heywood, Global Politics
37.    Jenny Edkins, Maja Zehfuss, Global Politics: A New Introduction
38.    Jan Aart Scholte, Globalization: A Critical Introduction
39.    Edward W. Said, Orientalism
40.    Robert O. Keohane, Power and Interdependence
41.    Thomas Hobbes, Leviathan
42.    John J. Mearsheimer, The Tragedy of Great Power Politics
43.    David Boucher, P. J. Kelly, Political Thinkers: From Socrates to the Present
44.    Robert O. Keohane Neorealism and Its Critics
45.    John Ravenhill, Global Political Economy
46.    Edward Hallett Carr, The Twenty Years' Crisis, 1919-1939: An Introduction to the Study of International Relations
47.    Paul Q. Hirst, Globalization in Question: The International Economy and the Possibilities of Governance
48.    Kenneth N. Waltz, Man, the State, and War
49.    Mary Kaldor, New and Old Wars: Organized Violence in a Global Era
50.    Joseph M. Grieco, Anarchy and the Limits of Cooperation: A Realist Critique of the Newest Liberal Institutionalism
51.    R. B. J. Walker, Inside/Outside: International Relations as Political Theory
52.    Colin Hay, Political Analysis
53.    Martha Finnemore, Kathryn Sikkink, International Norm Dynamics and Political Change
54.    Robert O.'Brien, Robert O.’Brien, Marc Williams, Global Political Economy: Evolution and Dynamics
55.    Georg S.ørensen, Introduction to International Relations: Theories and Approaches
56.    Andrew Heywood, The European Union as a Global Actor
57.    David Held, Global Transformations: Politics, Economics and Culture
58.    Susan Strange, States and Markets
59.    Tim Bale, European Politics: A Comparative Introduction
60.    Frantz Fanon, The Wretched of the Earth
61.    David Held, Models of Democracy
62.    Robert D. Putnam, Diplomacy and Domestic Politics: The Logic of Two-Level Games
63.    Nicholas J. Wheeler, Saving Strangers
64.    Anthony McGrew, Global Transformations Reader an Introduction to the Globalization Debate
65.    Amartya Sen, Development as Freedom
66.    Michael W. Doyle, Liberalism and World Politics
67.    Ted Hopf, The Promise of Constructivism in International Relations Theory
68.    Emanuel Adler, Seizing the Middle Ground
69.    Sandra Halperin, Political Research: Methods and Practical Skills


Bunlara da baxın..

1.Gray Matter, What a million syllabus can teach us New York Time, June 2016.
(http://nyti.ms/2vSdCW8)
2. These are the books students at the top US colleges are required to read 
(http://bit.ly/2jurmwV)
3. Christopher Ingraham, What Ivy League students are reading that you aren’t, Washington Post, February 2016. http://wapo.st/2wUdd2e
4. Open Syllabus Project https://www.opensyllabus.org/